
İnsan sesine en yakın tınıları üretebilen en etkileyici enstrümanlardandır. Kökenleri Orta Çağ Avrupa’sına dayanan keman, beş yüzyıllık kültürel birikimin ve mühendisliğin eseridir. 15. ve 16. yüzyıllarda ortaya çıkan rebec, lira da braccio ve viella gibi yaylı çalgıların gelişimiyle günümüz formuna yaklaşmıştır. Sesin yay aracılığıyla süreklilik kazanması fikri, antik Hindistan’da Kral Ravan’a atfedilen ve su kabağından yapılan ravanahatha ile başlamıştır. Bu ilkel başlangıç, zamanla ticaret yolları aracılığıyla İslam dünyasına taşınmış; burada gövdesi deriyle kaplanarak rebab formuna evrilip 8. yüzyıldan itibaren Avrupa’ya ulaşmıştır.
Dört telli kusursuz modern kemanın temelleri, 16. yüzyılın ortalarında Kuzey İtalya’nın Brescia ve Cremona şehirlerinde atılmıştır. Keman; saray halk ve oda müziği gibi birçok geniş alanda kendine yer bulmuştur. Andrea Amati, kemanın standart boyutlarını ve iç akustik dengelerini belirleyerek beş asırdır kullanılan tasarımın temellerini atmıştır.

17. ve 18. yüzyıllar, kemanın teknik ve estetik anlamda dönüştüğü yıllardır. Amati, Stradivari ve Guarneri gibi aileler, kemanın ses gücü, akustiği ve estetik formunun dönüşümünde oldukça etkili olmuşlardır. Özellikle Stradivari kemanları, bugün hala milyonlarca dolarlık değer bulmaktadır. Bunun sebebi, sadece antika olması değil, benzersiz akustik kalitesidir. Bu dönemde artık sadece bir eşlikçi değil, solo bir ifade aracı görevi de üstlenmiştir.

Büyük bestecelerin yazdığı eserler de kemanın yükselişini belirginleştirmiştir. Vivaldi’nin “Dört Mevsim” konçertoları, kemanın doğa ve duyguları betimleme gücünü, Bach’ın solo keman sonatları, teknik zorlukları ve derin anlatıları örnek gösterilebilir. Mozart ve Beethoven ise kemanı, kemanı klasik müziğin önemli parçası haline getirerek eşsiz eserler vermişlerdir.
19. yüzyılda romantik dönemin etkisiyle keman, daha tutkulu bir karaktere bürünmüştür. Niccolò Paganini, keman tarihinde dönüm noktası olarak görülür. Yazdığı “24 Kapris” eseriyle keman tekniğini dönüştürmüştür. Paganini’nin sahnedeki gizemli kişiliği büyüleyici bir imaj yaratmıştır. Bu durum efsanelerin doğmasına neden olmuş, onun şeytanla iş birliği yaptığına dair bile söylentiler çıkmıştır.
20. yüzyıl ve sonrasında keman, caz, halk müziği ve çağdaş müzikte de kullanılmaya başlandı. Yehudi Menuhin, David Oistrakh ve Itzhak Perlman gibi sanatçılar kemanı yeni kuşaklara taşımıştır. Günümüzde keman, köklü geleneğini korurken kendini de sürekli yeniliyor, zamansız bir enstrüman olarak varlığını sürdürmektedir.

Bir yanıt yazın