
Anadolu rock müziğinin en güçlü ve politik seslerinden biri olan Muhtar Cem Karaca, Türkiye’nin toplumsal hafızasında iz bırakmış bir sanatçıdır. 5 Nisan 1945’te İstanbul’da tiyatro sanatçıları Toto ve Mehmet Karaca’nın oğlu olarak dünyaya geldi. Çocukluğu sanatla iç içe, tiyatro kulislerinde geçti. Robert Koleji’nde eğitim gören Karaca, müzik kariyerine genç yaşta rock’n roll ve blues etkinlikleriyle başladı. 1965 yılında yaptığı askerlik görevi, bağlama ve Anadolu türkülerinin derinliğiyle tanışmasını sağladı. 1967’de Apaşlar grubuyla katıldığı Altın Mikrofon Yarışması’ndaki “Emrah” başarısıyla Anadolu rock türünün temellerini atan süreci başlattı.
1970’li yıllar boyunca Kardeşler, Dervişan ve Moğollar gibi önemli gruplarla çalışan Cem Karaca, müziğini toplumsal meselelerle daha çok harmanladı ve Anadolu rock türünün öncülerinden biri oldu. “Emrah” ve “Tamirci Çırağı” gibi eserleri işçi sınıfının sesi oldu. 1978 yılında Edirdahan grubuyla “Safinaz” eseriyle Türkiye’nin ilk rock opera denemelerinden birine imza attı. Cem Karaca’nın müziği, dönemin toplumsal ve siyasi atmosferine güçlü bir tanıklıktı. Ancak bu politik duruşu, o dönemin sert siyasi atmosferinde yoğun yasal baskılar ve davalarla karşı karşıya kalmasına neden oldu.
| Yıl | Dönem / Grup | Öne Çıkan İş |
|---|---|---|
| 1967 | Apaşlar | Emrah |
| 1970 | Kardaşlar | Dadaloğlu |
| 1974 | Moğollar | Namus Belası |
| 1977 | Dervişan | Yoksulluk Kader Olamaz |
| 1980–87 | Almanya | Die Kanaken |
| 1987 | Dönüş | Merhaba Gençler |
12 Eylül 1980 darbesi gerçekleştiğinde Almanya’da bulunan Cem Karaca, o dönem ülkeye dönme çağrılarını reddedince 1983 yılında Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Yedi yıl süren sürgün hayatında “Die Kanaken” albümünü çıkardı. Vatan hasretini “kemiklerine kadar” hissettiğini ifade etti. 1987 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal’la gerçekleştirilen görüşmelerin ardından Türkiye’ye döndü.
Cem Karaca, kariyeri boyunca rock müziği ile politik duruşunu harmanlayan ender sanatçılardan biri oldu. “Rock ozanı” ve “Anadolu’nun asi sesi” lakaplarıyla anılan Cem Karaca’nın müzik anlaısı kuşaklar boyunca etkisini sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor.
8 Şubat 2004 tarihinde İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonucu 58 yaşında hayata gözlerini yumdu. Vasiyeti üzerine Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi. Bugün hâlâ şarkıları sahnelerde ve prostestolarda yankılanıyor. Türkiye’de müziğin sadece eğlence için değil, tepki göstermek ve itiraz etme biçimi olarak kullanıldığını hatırlatıyor.


Bir yanıt yazın